Geçmiş dönemlerde yiğitlerin her zaman savaşa hazır olmalarını sağlamak amacıyla yaptıkları talimlerden ortaya çıkmış atlı bir spor türüdür. Türklere ait millî bir spor olan Kökbörü farklı adlar alarak farklı coğrafyalarda yaygın olarak oynanmaktadır.

TARİHÇESİ

Kökbörü sporunun tarihinin yüzlerce yıl geriye gittiği bilinmektedir. Meşhur Oğuz Kağan Destanında ve Türk hakanların mektuplarından Kökbörü sporunda atıf yapılarak bahsedilmektedir. 2017 yılında Kırgızistan tarafından “Kökbörü Geleneksel At Oyunu” adıyla UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kaydettirilmiştir. Ayrıca Kökbörü 2014 yılından bu yana iki yılda bir düzenlenen Dünya Göçebe Oyunları’nın içerisinde de önemli bir yer tutmaktadır.

KURALLARI

Orta Asya’dan bu yana binlerce yıldır yapılan bu spor türünde sporcuların güçlü, dengeli, çevik, yüksek manevra kabiliyetine sahip, rakibinin stratejisine göre karşıt atak geliştirebilecek beceride olmaları gerekmektedir. Bu spor türünde oyuncunun at ile aynı anda gerekli hamleyi yapabilecek kadar atıyla bağ kurması oldukça önemlidir.

Yarış stadyumlarda, geniş ve düz sahada, 20’şer dakikalık periyotlarla, üç devrede yapılır. Beşer, onar ya da on beşer kişiden oluşan iki takım kurulur. Takımlar birbirlerine karşı çizilen çizgiye dizilirler. Bu çizgiden 50-60 metre ileriye bir çember çizilir ve bu çemberin ortasına başı kesilmiş, içi boşaltılmış bir keçi, kuzu veya koyun bırakılır. Bu koyunun getirilmesi için de bir çember çizilir, ortasına bir direk ve bayrak asılır. Hakem işaretiyle kaptanlar ortaya çıkarak karşı karşıya gelirler ve yarış başlar. Yarışan takım kaptanları at sırtından düşmeden, yere eğilerek hayvanı alıp belirlenen yere götürmeye çalışırlar. Keçiyi eğilip alarak bayrağın dikildiği yere götürmeye çalışan sporcuyu diğer takımın kaptanı takip ederek keçiyi almaya çalışır. Bu aşamadan sonra takımlar toplu atağa geçer. Hangi takım keçiyi bayrak dikili çembere götürmeyi başarırsa yarışın da kazananı olur.