Yağlı Güreş

Yağlı güreş, geleneksel bir Türk sporudur. Güreşçiler vücutlarına yağ sürerek güreştikleri için bu şekilde adlandırılır. Müsabakalar “Er Meydanı” denilen alanlarda yapılır. Güreşçilerin vücutlarının yağlanması nedeni ile birbirlerini tutmaları zorlaştığından, büyük güç ve ustalık gerektiren bir spordur. 

Yağlı güreşin, Trakya ve Balkanlardan yayıldığı bilinmektedir. Fakat 4500 yıl önce yağlı güreşlerin eski toplumlar tarafından da yapıldığı söylenmektedir. Osmanlı İmparatorluğunun Anadolu’dan Rumeli’ye geçmesiyle, günümüze kadar uzanan tarihi yağlı güreş müsabakaları yapılmaya başlanmıştır.

Güreşler ilk zamanlarda güreşçilerin biri galip gelene kadar sürerken, oluşturulan kurallarla, süre ve puanlama sistemi yağlı güreşe dâhil edilmiştir. Edirne’nin bugünkü Kırkpınar denilen bölgesinde ilk yağlı güreşin yapıldığı, 3 gün sürdüğü ve iki kardeşin finalde yenişemeyip, yorgunluktan can verdikleri söylenmektedir. Bu rivayet Kırkpınar Yağlı Güreşlerinin miladı kabul edilir.

İmparatorluğun kontrolünde eski pehlivanların hocalık yaptığı güreş tekkeleri kurulmuş, yağlı güreş müsabakaları organize edilmeye başlanmıştır. Ve bugünkü haliyle, Edirne Sarayiçi’nde yapılan, 650 yıllık geçmişe sahip Kırkpınar Yağlı Güreşleri, bu sporun Türk kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu gösterir. Ülkemizde yağlı güreş sporu, Türkiye Güreş Federasyonuna bağlı olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.